Bugün
sabah uyandığımda hava o kadar güzel ve güneşliydi ki kuşlar ayrı bir mutluluk
yaşıyorlardı.Sadece kuşlar değil bende çok heyecanlıydım öğretmenime koşacaktım
ilk okul öğretmenime gidecektim bugün
kuşlar ötüşleriyle öğretmenler günü diye haykırıyorlardı. Çocuklarımızı
yetiştiren onlara iyiyi ve doğruyu öğreten yavrularımızın yol göstericisi olan
saygı değer öğretmenlerimizin öğretmenler gününü saygıyla kutluyorum.
Bu
kutsal görevi yerine getiren öğretmenimiz için internetten çiçek göndermek, ona sürpriz yapmak için araştırmaya başladım. Onun
için en doğru ve en güzel olan çiçeği göndermek istiyordum. Önce kırmızı
kocaman bir buket göndereyim diye düşünmüştüm ama sonra çiçeklerin anlamlarını
düşündüğümde kırmızı gül sevgiliye gönderilir ve aşkı simgelerdi bu nedenle
vazgeçtim.
Onlar
için ne yapsak azdır ilk okumayı onlar sayesinde öğrenir ilk çıkarma işlemini
onunla yaparız onlar bizim en kıymetli hazinelerimizdir. Eğitim ve öğretimin
temsilcileri, bu hizmetin gerçekleştirilmesinin yegane yardımcıları
öğretmenlerimizdir
Onlar
bizim için “Anne ,Baba Gibi”dir.
Öğretmenim
bilir misin?
Seni
nasıl sevdiğimi?
Sorsan
bana nerde yerin
Gösteririm
ben kalbimi
Ana
değil, ana gibi;
Baba
değil, baba gibi
Öğretmenim
ben de sevgin
Can içinde
bir can gibi…
Bir şeyi çok merak
ediyorum neden 24 kasımda öğretmenler günü olarak kutlanıyor sebebi neydi sizce
;
3 Kasım 1928’de yayınlanan “Türk Harfleri Hakkında Kanun”la, en
geç altı ay içinde, yeni alfabenin öğrenilmesi zorunluluğu getirilmişti.24
Kasım 1928’de yayımlanan Millet Mektepleri Teşkilatı Talimatnamesi’nde de
Cumhurbaşkanının, bu okulların başöğretmeni olduğu; altı ay içinde,16-45 yaş
arasındaki, eski yazıyı bilen bilmeyen herkese yeni yazının öğretilmesi hükmü
yer alıyordu.
İstanbul’da kurslara kayıtlar,23 Aralık 1928’de başladı. Bu kurslara haftada dört gece erkekler, iki gece de kadınlar katılıyordu. Kurslar, A ve B dershanelerine ayrılmıştı. Okuma yazma bilmeyenler, A dershanesinde okuma yazma öğrendikten sonra B dershanesine geçiyor ve orada okuma, kompozisyon, aritmetik, sağlık bilgisi, yurt bilgisi derslerini alıyordu.
İstanbul’da kurslara kayıtlar,23 Aralık 1928’de başladı. Bu kurslara haftada dört gece erkekler, iki gece de kadınlar katılıyordu. Kurslar, A ve B dershanelerine ayrılmıştı. Okuma yazma bilmeyenler, A dershanesinde okuma yazma öğrendikten sonra B dershanesine geçiyor ve orada okuma, kompozisyon, aritmetik, sağlık bilgisi, yurt bilgisi derslerini alıyordu.
Millet Mekteplerinin işlevi 1936’dan sonra halk evleri ve halk
adaları üstlendi. 1928 yılında Atatürk’ün Millet Mektepleri Başöğretmeni olduğu
24 Kasım,1981 yılında “öğretmenler Günü” olarak kabul edildi.
Arkadaşlar
1981 yılından günümüze kadar hiç bozulmadan tüm dünyada devam etmiş.
Bu
arada gönderecek olduğum çiçeği de buldum ona beyaz gül göndereceğim alçak
gönüllü tertemiz bir kalbi olduğu için ve birde bukete koyu pembe güller ilave
ettirdim çünkü ona minnettarım.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder